Benim Kalemimden...

ŞÖHRET VE SERVET

                                                 

                                                ŞÖHRET VE SERVET

 

 

 

                                  Hayatta hiç kimse emek vermeden,alın teri dökmeden eline geçenin kıymetini bilemez. Allah analara bir evlada sahip olmak zorluğunu yüklemeseydi,analar bu derece evlatlarının üzerine titrerler miydi? Çalışmak ve emek öyle sihirli bir ağırlık ölçüsüdür ki , alacağın her şeyi ,yapacağın her işi bununla tartmazsan daima

        aldanırsın.

                               Gerçek insan oh ne çok veya ne kolay kazandım diyen değil, bu kazancı hak etmeliyim diyebilendir.

        Çoğunluk şöhrete, servete, devlete kolay ve çabuk ulaşmak ister.Her şeye miras gibi hazırca ulaşmayı kar sayar. Halbuki bir anda kazanılanlar bir anda yok olur.

                                Engellerle savaşan,manalar atlayan, sabır çağlayanlarında yıkanıp beklemesini sabretmesini bilen ruhlar,ayrı bir kabiliyet ve güç kazanırlar. Hataları birer birer süzülür,tortular ayıklanır. Ondan sonra dışardan gelen kötü fikir ve haset dalgaları bu kuvvetli benliğe hiçbir şey yapamazlar.

                                 Gayesi şöhret ve servet olanlar aceleci, gayesi insanlığa rahmet olmak isteyenler sabırlıdırlar. Zira mesut bir hayat aşk ile başlayıp emel ile bitendir. Böylece de insanın ölünceye kadar yapacağı bir şeyler olduğunu bilmesi yüksek emellere duyulan aşkın ömür boyu olduğunu açıklar. Aslında bir insanın çalışmalarını ilahi rızada toplayıp, tüm maddi kazanç kaygısından arınması ,Allah’ın kemal sıfatının bir tecellisidir.

                                İnsan ben neden meşhur olamadım endişesinden sıyrılıp,kemal sıfatının

        tecellisi için çalıştıkça şöhret  kendiliğinden gelse de kıymet  ifade  etmez .

        Memleketi sanatta ilimde,ticarette, her türlü idarede yanlış yola saptıranlar,halkın alkış sarhoşluğuna ermek için önüne çıkan kurdeleleri kesmek uğruna koşanlardır.

                               Ama gerçek yollar hakkın sesi ile açılan yollardır. Bu yollar,hakkın sesini duyanların ruhlarında açılan bütün eğriliklerin dümdüz olduğu yollardır.

        Şöhret, servet ve devlet bu gerçek yolda ayağa takılan birer çakıl taşı gibi kalırlar.

 

                          .                          Salih BOZACIOĞLU

          

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!
1 yorum yazilmistir

2007-10-12 15:26:28 - slm

Yazan: emelsen
bazen sevgi masallarında bazen hüzün kumsallarında ama hep umudun dallarında mutlu huzurlu sağlık ve sevgi dolu gülümseten nice gzel bayramlar dilerim...
Bağlantı - -
« Önceki - Sonraki »