EVLİLİK
E V L İ L İ K
Aşk sultanlarından YUNUS Emre’nin şeyhi Tap tuk Emre’ ye köyün damat Olacak delikanlılarından biri gelip,elini öperek duasını ister. Taptuk Emre ,ona evliliğin sorumlulukları hakkında geniş nasihat ettikten sonra;
- Bak evladım,kadın erkeğe hakkın emanetidir, emanete hıyanet,yaratana karşı gelmek gibidir. Eşini hoş tut,onunla iyi geçin der.
Delikanlı gittikten sonra Yunus Emre’nin aklı bu sözlere takılır,kalır. Dergahın odunlarını sıra sıra ocak başına yığarken,köşede rutubetten açmış küçük bir bakla çiçeğine içten bir sevgi ile bakıp,ezilmesin diye kuru dalları kenara yığar. Bu minicik eflatun yapraklara dalıp,kendi kendine < Yarabbi kudretinin bir işareti gibi duran bu incecik varlığa bile kıyamayıp karşısında ürperirken, içinde senin hanen bulunan bir gönlü kırmaktan sana sığınırım,ben bu kaygı ile imkansız evlenemem> diye için için sıkılan bir hal ile odunları yığar, işini bitirir.
Tap tuk Emre’nin berrak bir su gibi olan gönlüne onun bu sıkıntısı gölge, gölge düşer. Yunus’u yanına çağırıp:
- Öğleden sonra hak dostlarından misafirlerim var, gel sohbetimize katıl,can kulak ol der…
Dergahın sessiz bir odasında yaşlı bir bacı,Horasanlı iki bilgin, Taptuk Emre ile Yunus bir gül bahçesi gibi toplanırlar. Bu sırada sabahki damadın düğün aşı gelir Sohbet böylece , evlilik hakları üzerine dökülür. her biri hikmet deryasından en güzel sözleri söylerler. Meclis dağılacağı zaman Yunus’un renkten renge giren yüzüne bakan Bacı Hatun Derki;
< Zamanında bana güzel Esma derlerdi.Allah’ın üzerine bütün renkleri işlediği müstesna bir çiçek gibi güzeldim. Ama pek kötü bir eşe düştüm. Hakaret,zulüm,kötü söz,sanki onun katığı gibiydi. İki evladım yetim olmasın diye ,kimseye şikayet etmeden nelere katlandım.
Bütün azdıracak fırsatlara kalbimi kapadım.Evliliğin sorumluluğu,vebali çoktur.Hayatın insana yalnız kendi nefsi için verilmediğini idrakle aşk yolunda çabuk çabuk ilerledim.Hakkın rızasından ayrılmayıp sabır edenlerin mertebesi pek büyüktür.>
Bacı hatundan sora sözü Horasanlı misafir alır,derki;
Evlilikte sabırla, sadakatle gönül alemine hürmetle yürümeyen dünyada huzursuz, mana da Hakka gidecek kapıları bulamayıp,yolsuz kalır.Burada kör olan orada da kör olacaktır. Meclis dağılıp Yunus Emre kendi kendine kalınca;
< Açıldı sır balı şeyhin yüzünden,
Can sefalar sürdü,tatlı sözünden,
Masiva tozunu gönül yüzünden
Tevhit ile sildim elhamdülillah > der.
İnsanların eşlerine karşı davranışları,hayatlarının,felsefesi,ruhlarının sesi düşüncelerinin nefesi gibidir.
Salih BOZACIOĞLU
Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!
0 yorum yazilmistir « Önceki - Sonraki »