Benim Kalemimden...

ANA YÜREĞİ

                                           A N A  Y Ü R E Ğ İ

 

 

 

               Zamanın birinde  Murat isminde genç bir çocuk, kabilesi arasında ok atmaktaki

Kabiliyeti ile şöhret sahibi olur. On sekiz yaşına girdiği zaman artık havada uçan kartalı gözünden vuracak kadar maharet kazanır. Kabilesi ona kral gibi itibar eder.Bu

 üstünlüğüne rağmen hayatta yegane varlığı olan annesine çok zalim davranır.

İhtiyar kadını karşısına diker,başına küçük bir taş parçası koyar, bütün yalvarmalarına

Göz  yaşlarına aldırmayarak,korkudan titreyen annesinin başındaki bu taşı en ufak parçalara bölününceye kadar ok talimi yapar. 

              Zamanın sultanı bu meşhur okçunun şöhretini duyunca mahiyetine alır. Sarayda

Bilgin kişilerle tanışan delikanlı, zekası ile bilgi ve iman yönünde kısa zamanda gelişir.

Merhamet gömleğini itibarla sırtına geçirince gözleri insanlığa açılır. Annesine yaptıklarına derin bir pişmanlık duyar.

              Ottan bir kulübede fakir yaşayan ihtiyar kadına ağır hediyelerle gidip ayaklarına kapanarak af diler ve yanına almak ister. Fakat annesi her seferinde diye geri çevirir. Murat çok mahsun olur,Istırabından yemek içmekten kesilir.

Bir gün Sultan,çok sevdiği bu okçusunun derdini sorar. Teferruatıyla öğrenince

- Haklısın der.Ama üzülme , ben seni ona af ettiririm, ana yüreğinin zaaflarını bilirim

der.

             Beraberce verdikleri karara uygun olarak, törenle büyük bir ateş yaktırır.İhtiyar kadını da törene çağırtan sultan,kendisine iltifat eder.öyle mahir bir okçu yetiştirdiği için

Tebrik eder. Sonra,

 -- Ancak ,töremize göre anaya isyan eden, kral bile olsa yakılır.Murat’ın sana yaptıklarını yeni öğrenmiş bulunuyorum , der .

Az sonra da  Murat yarı çıplak bir vaziyette iki kişi arasında elleri bağlı olarak ateşe doğru sürüklenir.

Şaşkın ve üzgün kadın sultanın önüne atılır,

- Efendimiz, yalvarırım ben af ettim , sizde af ediniz diye yerlere kapanır. Orada ana oğul kendilerini seyredenlerin göz yaşları arasında sarılıp kucaklaşırlar…

Murat, annesinin sevgi merhametine seslenerek kendisini af ettiren sultanın yanında

Annesi ile beraber uzun yıllar mutlu ve mesut bir hayat yaşarlar.

               Annelerin evlatlarına kırılmaları, sevgileri kadar derin olur. Bir anne ne kadar

Dargın olursa olsun, tövbe kapısından geçtiğine inandığı evladının bedbaht olmasına gönlü razı olmaz. Sizi af etmediği müddetçe, işinizden,huzurunuzdan olacağınızı,ona karşı sonsuz bir sevgi duyduğunuzu hissettirerek analık zaaf ve şefkatine sığınmak

Suretiyle af dileyiniz.Göreceksiniz netice hayırlı olacaktır. İnsanın hatalarından dönüp

Hayırlı yolu bulması,kendisi ve geleceği için en mühim bir dönüştür.

                Bir insanın kalbinde kusurları bağışlamaya yer ayrılmamışsa,bütün faziletlerde yer bulamayacaklardır.Ama bir annenin kalbinde hiçbir şeye yer bulunmasa da. Evladını bağışlamaya mutlaka bir köşe  vardır. Yeter ki gerçekten tövbekar olduğunuza inandırıp,oraya seslenmesini bilesiniz.

               Yunus emre der ki;

                                     Enbiya,evliya geçer bu yoldan,

                                      Duygun yok mu miskin bu halden.

                                      Kalem böyle çalınmıştır ezelden,

                                       Kul hatasız olmaz tövbe yarabbi..      

 

 

                                                                           Salih BOZACIOĞLU     

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!
3 yorum yazilmistir

2007-06-29 21:49:08 - merhaba..

Yazan: eminsen
çok çok iyi... her şeyi sevebildiğimiz sürece insanlığımızdan gurula sözedebiliriz...

saygılar...
Bağlantı - -

2007-05-26 09:24:30 - merhabalar

Yazan: yusufebb
paylaşım için teşekkürler
güzel bir konu seçilmiş
Güzel bir hafta sonu diliyorum
Bağlantı - -

2007-05-16 19:37:44 - selam..

Yazan: amozonik
Paylaştığınız için teşekkürler..

saygılarımla..

iyi çalışmalar..
Bağlantı - -
« Önceki - Sonraki »